Ana içeriğe atla

Bilinçdışıma Parizyenden Müjde (2011-04-14 Perşembe)

İki-üç hafta önce evde arkadaşlarla sohpet halindeydik. Bir yandan da müzik çalıyor. Çalan müziğin kime ait olduğunu merak ettim. Sordum. "Kim çalıyor?". Emile Parisien dediler. Soyadı okunuş olarak bir anda etkiledi, nedense çok beğendim, parizyen. 2-3 dakika sonra kararımı vermiştim. Parizyen isminden harika çorap markası olur diye düşündüm ve düşüncelerimi kelimelere dökerek arkadaşlara da söyledim. Ben söyler söylemez abim "Müjde Parizyen'di galiba" dedi. Meriç onu hemen düzeltti. "Yok o şarkının içindeki kelime, parizyen markanın ismi."

Ben afalladım aslında, galiba parizyen bir çorap markasının ismiydi. Bu kadar tesadüf olamaz diye düşünürken Meriç şarkıyı da patlattı ve söylemeye başladı. "Müjde, müjde size, parizyenden müjde size, zarif, sağlam, esnek çorap...". Evet gerçekler su yüzüne çıkmıştı. Reklamı hatırlamıştım. Müziğini de.

Biliç dışımız böyle işte. Geçmişteki bilgilerimizi bize farkında olmadan sürekli çalışıp sunuyor. Eğer bir bilgi arıyorsak bu arama işini bilinçdışımıza havale edersek sağ olsun kendisi bize cevabı bulup veriyor. Örneğin bir kişinin ismini hatırlayamadığınızda biliçli beyninizle düşündüğünüzde bulamadığınız ismi konu değişip başka şeylere dalınca şıp diye hatırlamanız bundan dolayıdır.

Bu durumda yapılması gereken bilinçdışı beynimizi daha aktif nasıl kullanabiliriz bunu araştırmak ve uygulamaktır :)

Volkan Özyılmaz

Yorumlar

sevgidünyası dedi ki…
Sevgili Volkan bey;
Benim ilgi alanım da bilinçaltı.Yazınıza gönülden katılıyorum.Özellikle sağ beynimiz devredeyken bilinçaltımız daha aktif olur.Bu nedenle sağ beynimizin düşmanı olan sol beynimize yüklenmeden sağ-sol beyin uyumunu sağlamalıyız.Bu doğrultuda yazılarınızı beklerim.

Saygılarımla.
Sevgi KARACA

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşkı Anlatan Engüzel Hikayelerden Pervane İle Mum (2001-08-27 Cumartesi)

Pervane, mum alevinin çevresinde mıknatısi bir güç ile döner durur. Tıpkı sevgilinin mahallesinden ayrılamayan aşık gibi. O kadar ki, gittikçe daha fazla cesaretlenerek daha yakın hareket etmeye, dönerken çizdiği çemberin yarıçapını daraltmaya başlar. Böylece cesareti şevkini artırır, şevki arttıkça da cesaret bulur. Tıpkı sevgilisine yaklaştıkça daha fazla yaklaşmak için bahaneler arayan aşık gibi. Öyle ki, pervane birkaç zaman sonra muma iyice yaklaşmış olur. Bu sefer de onun gerçeğini anlamak ister ve kendısiyle onu aynileştirmek için dönüş çemberini iyice daraltır. Bu da, tıpkı sevgilisine yaklaşınca ona dokunmak, onunla konuşmak, onun sıcaklığını duymak isteyen aşığın haline benzer. Ve nihayet pervane mumun ateşine kanadını uzatır/kaptırır ve yanmanın ne demek olduğunu hakka'l-yakin öğrenir. Önce duyarak/okuyarak, sonra da görerek edindiği yanış bilgisi bu sefer gerçeklik kazanır ve aşk ateşi pervanenin narin vücudunu küle döndürür. Tıpkı aşığın aşk ateşiyle yanıp yakılması v...

MacOSX Program Kaldırmak

MacOSX için karşımıza iki çeşit kurulum (install) dosyası çıkıyor. Biri dmg uzantılı dosyalar (aslında dmg uzantılı dosyalar kurulum dosyaları değildir, disk imajı saklarlar) diğeri ise pkg uzantılı dosyalar. dmg uzantılı dosyalar için bir beis yok, onları açtıktan sonra içinden çıkan dosyayı alıp Application klasörüne sürüklüyoruz kurulum gerçekleşiyor, kaldırmak istediğimizde ise Application klasöründen siliyoruz ve iş bitiyor. Gerçekten basit ve güzel. Fakat her program bununla yetinemiyor ve bunun bir çok nedeni olabilir. Neticede pkg uzantılı kurulum dosyaları sisteminizin değişik yerlerine değişik dosyalar kopyalıyorlar. Windows'taki gibi registery yok ve ben bundan çok memnunum. Registery için bir çok performans problemi yatatıldığını biliyoruz, her açılışta ve kapanışta yapılan taramalar v.b.. Aynı zamanda uninstall için gereken sistem de MacOSX'te yok. Dolayısı ile bir programı kaldırmak istediğimizde pkg kurulum dosyasını nereye ne yazdığını bilmemiz gerekir. Bu bil...

İnsana Bazen Öyle Gelir

Ama aslında her öyle gelen öyle değildir. Duygular yanıltıcı olabilir. Eğer eşinizi hergün görüyorsanız, hatta görmekle kalmayıp, yemek yiyorsanız, konuşuyorsanız, sevişiyorsanız, film izliyorsanız, ilerliyorsanız, bir süre sonra duygularınız size ne diyecektir? İşte belki de ara sıra sırra kadem basmak, alışmış duygulara bir TOKAT patlatmak, şöyle bir "ne oluyoruz ya" dedirtmek pek sağlıklı olabilir. Tabii bu sadece eş için değil her türlü sürekli ilişki için geçerli. Bununla beraber ortalıktan kaybolduğunuzda işyerindeki patron neder onu bilemem :) Bazen öyle geldiğinde pozitif de olsa negatif de olsa vereceğiniz tepkiyi düşünmenizde fayda var. Volkan Özyılmaz